Geldiğimiz yer sonsuzluktu ama garip bir şeyler oluyordu.
Neden herkes beni buraya getiren yıldızın etrafında toplanmıştı.. Neden herkes
mutsuzdu… Hemen yıldızımın yanına yaklaştım.. Öylece uzanmıştı ve artık eskisi
kadar parlamıyor hayır hatta hiç parlamıyordu. İnsana benziyordu..
“Neyin var?”
dediğimde başka bir yıldız “Hala bilmiyor musun?” dedi.
“ Neyi?” dedim gözlerim
kocaman açılmıştı ve duyacaklarımın korkunç olduğunu düşünmeye başlamıştım.
“Bir yıldız bir insana ışığından verirse artık parlayamaz ve kısa sürede
tamamen söner”
O ana kadar yaşadığım huzur ruhumdan bunu duyduğum anda
çekilmişti ve ben insanken hissettiğimden daha korkunç hissediyordum. Hemen
yıldızımın ellerini avuçlarıma alarak “Bunu bana neden söylemedin?” dedim.
Diğer yıldızlar şaşkındı.
“Söylememiş..”
“Biliyor olmalıydı”
“Kararı her zaman insanlar verirdi”
Neler oluyordu.. Anlayamıyor kahroluyordum…
” Lütfen birileri tüm ışığımı ona geri vermemde bana yardım
etsin ben insan olarak yaşayabiliyordum neden böyle olmak zorunda sanki”
ağlıyordum.
Gözyaşlarım boşluğa doğru yıldız tozları şeklinde
dökülüyordu. Adeta bir görsel şölendi bu.. Hem ağlıyor hem de benden
kaynaklanan bu mucizeye hayretle bakıyordum..
Yıldızlardan bir tanesi yanıma yaklaştı ve “Çok fazla acı
çeken insanlar için bazı yıldızlar umuttur…
Seni takip etti ve ne kadar üzgün olduğunu gördüğünde buna kayıtsız
kalamazdı. Sana birkaç defa sordu ve sen ona istediği cevabı verdin.. Çünkü o
yalnız ve kayıp bir yıldızdı.. Ona değer
verdin.. Onu önemsedin.. Oda sana yardım etti. Çünkü sen daha ufacık bir
çocukken o seni her zaman takip etti ve her zaman senin için parlamayı
sürdürdü. Sana gerçeği söylemek istemedi çünkü sen kabul etmezdin. Çünkü o seni
uzun süredir tanıyordu.. Işığını seninle
paylaştığında kendi ışığı zamanla sönecekti.. Yine de bu mutluluğu yaşamak için
bunu denemeye değerdi... Şimdi onun ışığını sonsuza dek yaşatmalısın.. “
Kulaklarıma sürekli yankılanan bu cümlelerle sonsuzluğa
doğru uçuyordum.. Bu yaşadıklarımın rüya olması gerekiyordu. Bir yıldızın
ölümüne nasıl sebep olabilirdim. Kendi bencilce duygularım yüzünden.. Bana
sorsaydı asla kabul etmezdim. Bana söylemeliydi. Ne yani bunca zamandır
baktığım o yıldız bu muydu? Hep benim için mi parlamıştı.. Sonunda onun ölümü
ben mi olmuştum?
Ben hızla uçtukça
gözyaşlarım parlak tozlar halinde ardımda iz bırakıyordu. Acım bile güzeldi..
Ama kendimi yıldız katili olarak görüyor ve kahroluyordum.. Onu kurtarmanın
yolu yoktu.. Bununla sonsuza dek yaşayabilir miydim? Bu benim lanetim miydi?
Sonra geri dönmeye karar verdim. Yıldızım ölüyordu. Kollarıma
aldığımda onu gözlerini araladı ve derin gülümsemesiyle karşılık verdi.
“Neden?” diyebildim ve yine yıldız tozlarına boğuldum.
“Elini uzatarak
yanaklarımdan süzülen yıldız tozlarını sildi.
“Korkma, ağlama, sen de başka mutsuz insanlar için parlamaya
devam et.. Çünkü sen parladıkça sonsuzluğun artacak ve ben hep senin ışığında
yaşıyor olacağım.. Sakın unutma o ışık aslında bendim.. Beni yaşat.. Hep
ışığında olacağım.. Teşekkür ederim” dedi ve tozlara dönüşmeye başladı.
Çığlıklarımı bastıramıyordum… Ellerimde kalan tozlar etrafa
saçıldı.. Artık yoktu.. Beni kurtaran yıldızımı öldürmüştüm.. Ama kendimi de
öldürmeyecek ve onun için sonsuza dek parlayacaktım..
Sonra o yaşlı yıldızın söylediklerini hatırladım..
“Bir yıldız ne kadar fazla parlarsa bir yerlerde acı çeken
herhangi bir insanın acısı biraz olsun hafiflermiş..” Buna inanmak zor değildi
artık benim için.. Çünkü bunca yaşadığım zorlukta hep ayakta durabilmiştim
benim için parlayan yıldızım sayesinde.. Kendi yıldızım için karar verdim. Hem
kendim hem onun için sonsuza dek parlayacaktım…
Evet bir zamanlar ben bir insandım… Ama hayat bana hep acı
sürprizler hazırlamıştı… Yenildim başaramadım.. Ama artık bir yıldızım.. Yıldız
olarak başaracaktım ve sonsuzluğa parlayacaktım…
SON

Mai umarım i gün bu huzuru yaşarsın....
YanıtlaSilÇok güzel olmuş nasıl akıp gitti bilmiyorum..
Kaleminden öptüğüm...
Uzun bir süredir bloga girmiyor bakmıyordum.. Yorumu şimdi gördüm ve ne kadar ama ne kadar mutlu oldum bilemezsin.. Teşekkür ederim *-*
Sil