17 Mart 2015 Salı

Hayatın neresindeydim…

Hayatın neresindeydim…

Hep istediğim ancak her zaman başkalarının sahip olduğu şeylerin ardından baktığım yerdeydim bazen… Zaman eskiden olduğu gibi yavaş değildi artık… Hüzün daha derin, mutluluk daha ütopik, neşe çok daha uzaktı günlerimden… Hiçbir yerde huzur bulmuyor, hiçbir şeyden mutluluk duyamıyordum. Hayata hep şüpheyle yaklaştığım yerdeydim… Gözyaşlarına dönüşen keşkelerimin yastığımı ıslattığı yerde bazen de… Hayatı daha fazla sorguladığım, her şeye anlam yüklemeye çalıştığım yerdeydim… Korkularımın büyüdüğü büyük bir alemde sıkışıp kalmıştım. Beklediğim şeyin ne olduğunu bilmeden oradan oraya sürüklendiğim, fırtınaya kapılmış amaçsız bir şeye dönüştüğüm yerdeydim. Ruhumu iyileştirmek zorunda olduğumu bildiğim ama elimden bir şeyin gelmediği derinlikteydim…

Elimde, yetinebileceğim kadar anıyla yoluma devam etmek zorunda olduğum gerçeği her an kalbime saplanıyor beni huzursuz etmeye yetiyordu. Bazı şeylere kendi ellerimle neden olduğum gerçeği ise cabasıydı. Bugün burada olduğum kadar kolaydı buradan ayrılmak… Anlıktı yaşamak… O son güne kadar sırtımda taşıyacağım yüklerle, pişmanlıklarla, geç kalmışlıklar veya yanlış seçimlerle dost olmak zorundaydım… Neden sadece o an arzu ettiğim şeyleri yapmamıştım…

Şimdi kaybettiklerimin ardından öylece bakmakla yükümlü olduğum yerindeyim hayatımın…


İçimdeki karanlık tarafı keşfettiğim ve onu tanımaya çalıştığım yerdeyim… Hep övündüğüm erdem sandığım özelliklerimi küçümsemeye başladığım yerindeyim yaşamın… En derindeyim… Kayıbım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder