8 Mart 2015 Pazar

Gitmiyordu kimse bizden gerçekten

Onlarsız yaşayamayacağın şeyler yoktu sadece onlarsız yaşayamayacağını düşündüğün şeyler vardı. Bu yüzden birisi ayrılık veya ölümle içinde bir boşluk oluşturduğunda boşlukta kaybolmamak için yaşamın kıyısına yüzerdi insan…
Kimisi yüzerken boğulur ve kaybolur, kimisi bir cankurtarana rastlar, kimisi ise boğulurken yüzebilmeyi öğrenirdi.
Herhangi bir acıyla başa çıkabilme gücü kendi elindeydi insanın.
Herkesin kendine özgü kanatları vardı ve herkes kendi kanadının götürdüğü yere kadar uçabilirdi hayatta.. Kiminin görkemli, dev; kiminin minik zayıf…
Yaşanmamışlıklar, yarım kalmışlıklar delikler açıyordu yüreğin duvarlarında.. Bu delikler büyüyor birleşiyor ve derin boşluklar oluşturuyordu. Kimisi kaçacak yer bulamıyor, kimisi delikleri kapatabiliyordu. 
Yine de O gittiğinde hala orada olduğunu bilmeliydi insan… Sadece göremiyor diye onu yok sayabilir miydi? Su bile buharlaştığında havaya karışıyordu… Yıldızlar gündüzleri hala oradaydı… Yapraklar çürüyerek toprak oluyordu… O halde hiçbir şey yok olmuyordu aslında..
Olan, her şeyin şekil değiştirmesiydi..
Gitmiyordu kimse bizden gerçekten..
Bizden gitmesine izin vermediğimiz hiçbir şey gerçekten bizi terketmiyordu.
O halde neden acı veriyordu ayrılık..
Cevabı henüz insan zihninin erişemeyeceği ayrıntıda gizliydi…

Buna vakıf olanlar katlanabiliyordu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder