Selamlar Ghibli severler ve henüz Ghibli ile tanışmamış olanlar :)
Umarım bu yazıyı okuduktan sonra birilerini Ghibli ile tanıştırabilir ve
filmlerden en azından birkaç tanesini izlemesini sağlayabilirim.
Bu yazıda sizlere kendi gözümden, Ghibli Stüdyolarından çıkan
filmlerden bahsedeceğim. Son derece sıkı bir Miyazaki dolayısıyla Ghibli
hayranıyım…
Miyazaki’nin filmlerini sevmemin bir sürü nedeni var onlardan biri
şudur…
Miyazaki genelde yapımlarında hep kadınların erkekler tarafından
kurtarılmasına ihtiyacı olmadan kendi başlarının çaresine bakabileceğini
vurgular. Bu yüzden ayrı bir seviyorum tabi :) Ancak bu erkek karakterlerin
2. Plana atıldığı anlamına gelmez. Onlar da bayan karakterlere yardım eder ve
genelde aralarında güçlü bir duygusal bağ kurulur…
Ayrıca arzu edilen şeye asla o kadar da kolay ulaşılmaz… Yani sihir
söz konusu olsa bile parmaklar şaplatılarak bir anda her şey yoluna girmez.
Karakterler amaçlarına ulaşabilmek için çabalamak, zorluklarla mücadele
etmek, kendine güvenmek ve cesaret göstererek ilerlemek zorundadır. Bu uğurda
karakterler kendilerini geliştirirler… Sonuçta iyiliği, sevgiyi, doğru yolu
bulurlar…
Neyse lafı fazla uzatmadan sizleri yazıyla baş başa bırakıyorum…
İlk olarak Rüzgarlı Vadi ile başlıyorum... Çünkü bu yapımın ardından Ghibli kurulmuştur...
NOT; Aslında bu tarihten önce 1979 yılında Miyazaki'nin yazıp yönettiği "The Castle of Cagliostro Lupin III (Kariosutoro no shiro, Kagliostro'nun Şatosu)" veya daha önceleri Miyazaki'nin yapımında emeği olduğu Anna, Heidi, Marco gibi filmlerden bu yazıda bahsetmeyeceğim...
1. Nausicaä of the Valley of the Wind |
|||||||||||||
IMDB puan
|
Yılı
|
Adı
|
Yönetmen
|
Yazar (Senaryo)
|
OST
|
Orijinal eser
|
|||||||
8,1
|
1984 ilk filmi
|
Nausicaä of the Valley of the
Wind (Kaze no tani no Naushika, Rüzgarlı Vadi)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi
|
1982 de yazdığı kendi mangasından uyarlamadır.
|
|||||||
Daha önce hiç Miyazaki filmi izlemediyseniz bile hiç tereddüt etmeden
izleyebileceğiniz Fantastik, Bilimkurgu tarzında ödüllü (Animage The Anime
Grand Prix) bir eserdir kendileri… Bu yapım Miyazaki’nin yönetmen ve
yazarlığını yaptığı ilk eseridir. Aslında bu eseri yaptığında henüz Ghibli
stüdyosu kurulmamıştı bu yapımın ardından Ghibli stüdyoları kuruldu ama yine
de bu şaheser Ghibli filmleri kategorisinde geçer.
Film bana göre şaheserlerden biridir. Başından sonuna dek büyük bir
heyecanla izledim.
Konusuna gelecek olursak, Miyazaki’nin çevre duyarlılığının işlendiği
yapımlardan biri… Dünya insanlar tarafından kirletilip yaşanmaz hale
getiriliyor. Doğa bu duruma karşı evrim geçirerek adapte oluyor. Ancak
çöllere dönüşen ve içinde zehirli bitkiler, mantarlar ve dev böcekler
barındıran bu dünya insanlar için tehdit oluşturuyor. Rüzgârlı vadide yaşayan
bir takım insan bu böcek ve mantarlarla mücadele ederek tarımla uğraşıyor.
Cesur Nausicaä işte bu vadinin prensesi… Sonra bir gün vadiye başka krallığa
ait askerler geliyor ve rüzgârlı vadiyi ele geçiriyor. Nausicaä dünyayı eski
haline getirmenin ve savaşa son vermenin yolunu arıyor ve bir şey keşfediyor…
2.Castle In The Sky
|
|||||||||||||
8,1
|
1986
|
Castle In The Sky (Tenku No
Shiro Laputa, Gökteki kale)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi
|
||||||||
Miyazaki’nini yine kendi yazıp yönettiği harika bir eser… Soundtrack yine Hisaishi’nin ellerinden çıkma enfes bir şey *.*
Film, Sheeta’nın sahip olduğu özel bir taş yüzünden kaçırılıp uçan
bir gemi ile bir yere götürülmesi ile başlıyor. Ancak korsan çetesi bu gemiye
saldırıyor ve Sheeta onlardan kaçıyor ama gemiden aşağıya düşüyor. Taş onun
düşerken koruyor. Bir madende çalışan Pazu gökten düşen Sheeta’yı görüp şok
geçiriyor kollarını açarak onu yakalıyor. Sonrasında Pazu ve Sheeta Laputa’yı
korumak için bir maceranın içine atılıyor.
3.Grave of the Fireflies
|
|||||||||||||
8,5
|
1988
|
Grave of the Fireflies (Hotaru
no Haka, Ateş Böceklerinin Mezarı)
|
Isao Takahata
|
Isao Takahata
|
Michio Mamiya
|
Akiyuki Nosaka (Aynı adlı Otobiyografik roman)
|
|||||||
Amanın ağlamaktan burun direğimin sızısından boğaz düğümlenmesinden
duramadığım ağır dram içeren Takahata ustanın eserlerinin en iyisi bence… Belki
de ardında bir yaşanmışlık olduğunu bilerek izlediğimiz için karakterler
ekrandan çıkıp içimize yerleşip bizi o dönemin büyüsü altına alıyor… O dönem
yaşanan acıyı, sefaleti, korkuyu hissetmemizi sağlıyor…
Aslında film başladığı anda nasıl biteceğini anlıyorsunuz… Hikaye
sondan başlıyor ve flashback yaparak geçmişi anlatıyor…
Film II. Dünya savaşının sonuna yakın bir dönemde geçiyor. Bombalanan
Koba şehrine yaşayan Seita (14) ve Setsuko’nun (4) hayatta kalma çabalarını
olabilecek en dramatik şekilde izliyoruz… Hele Setsuko için sürekli dua etmek
zorunda kalıyoruz… Gelmiş geçmiş en iyi savaş karşıtı yapımlardan biridir
bence… Anlatırken bile şuan tüylerim diken diken oluyor… Çocuklar savaş,
silah, bomba, asker nedir bilmemeli!!!
Aslında filmden sonra merak edip biraz araştırınca aslında hikayenin
uyarlandığı otobiyografik romanın yazarı Nosaka’nın nasıl korkunç bir geçmişe
sahip olduğunu öğreniyoruz… Bu romanı,
suçluluk duygusunu bastırmak ve yaşadıklarını kabullenmek için yazdığı
söylenmekte… Neyin suçluluk duygusu diye sorarsanız film için spoiler olmasın
diye burada söylemeyeceğim aslında filmin başında zaten anlıyorsunuz ama
olsun yine de söylemeyeceğim…
4.My Neighbor Totoro
|
|||||||||||||
8,3
|
1988
|
My Neighbor Totoro (Tonari no
Totoro, Komşum Totoro)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi
|
||||||||
Ghibli stüdyosuna maskot olan bir orman ruhu Totoro ve 2 kız kardeşin
hikayesini anlatan yazarlığını ve yönetmenliğini Miyazaki’nin yaptığı şirin
mi şirin Animage The Anime Grand Prix ödüllü bir eser… Zaten günümüzde
Totoro’yu bir yerlerde görmeyen kalmamıştır heralde :) Ghibli denince bile
akla Totoro gelir… Ghibli stüdyolarında çeşitli yerlerde pek çok Totoro
figürleri, oyuncakları, duvar saati, bibloları gibi çeşitli Totoro eşyaları
bulunmaktadır. Birgün Japonya’ya gittiğimde ki umarım bu gerçekleşir ben de
oradan bir sürü Totoro almayı ümit ediyorum *.*
5.Kiki’s delivery service
|
|||||||||||||
7,9
|
1989
|
Kiki’s delivery service (Majo
no takkyubin, Kiki’nin kurye servisi)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Eiko Kadono
|
||||||||
Animage The Anime Grand Prix ödülünü yine kazandıran Miyazaki’nin senaristliğini
yapıp yönettiği bir başka şirin bir eser olur kendileri… Eiko Kadono’nun aynı
adlı romanından uyarlanmış… Yalnız şöyle bir baktığımızda Miyazaki yeni
hikayeler yaratmada da uyarlamada da olağanüstü bir yeteneğe sahip değil mi?
*.*
Filmin Disney ortaklığı bile varmış…
Neyse konuya baktığımızda;
Film diğer yapımlar gibi pek çok mesaj taşıyor…
Genç bir kızın yeteneklerini kullanarak sıkı çalışma ve kendine
güvenerek istediklerini başarabileceğini anlatıyor… Tam bir cadı olabilmesi
için Kiki kendi seçtiği bir şehirde yaşamak zorunda olduğundan kedisi Jiji
ile birlikte bir şehire taşınır ve burada yeteneklerini kullanarak kuryecilik
yapmak istiyor. Ancak bir süre sonra cadılık yeteneklerinin kaybolmaya
başladığını farkediyor… Sonra da yeteneklerini geri kazanmaya çalışıyor…
6.Only yesterday
|
|||||||||||||
7,7
|
1991
|
Only yesterday (Omohide Poro
Poro, Daha Dün gibi)
|
Isao Takahata
Yapımcılığında Miyazakinin rolü var
|
Isao Takahata
|
Katsu Hoshi, Amanda McBroom, Teruhiko Saigo, Seiichiro Uno
|
Hotaru Okamoto, Tone Yuuko
|
|||||||
Başından sonuna sizi içine alıp kendi anılarınızı yaşattırıyormuş
hissi veren sımsıcak bir yapım olur kendisi… Senaristliğini ve yönetmenliğini
Takahata yapmıştır ancak Miyazaki’nin yapımcılığında parmağı vardır.
Konusu da şöyle; Taeko 27 yaşında bekar bir bayan… Tokyodan bir süre
uzaklaşıp üvey kızkardeşinin yanına Yamagata’ya gidiyor. Yolculuğa başladığı
andan itibaren sürekli geçmişi çocukluk anılarını hatırlıyor… Sonuçta işi ve
özel hayatıyla ilgili önemli kararlar alacağı zaman geliyor… Taeko’nun sıcak
hikayesini başından sonuna kadar özenle izliyorsunuz…
7.Porco rosso
|
|||||||||||||
7,8
|
1992
|
Porco rosso (Kırmızı Kanatlar)
(faşist olmaktansa domuz olmayı tercih
ederim)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
-
|
||||||||
Miyazaki’nin en son izlediğim yapımlarından biridir. Hep
şüpheyle yaklaşmış izlemekten vazgeçmişimdir. Ghibli Belgeselinde
Miyazaki bu film için aptalca bir film yapmıştım ifadesini kullanıyor… Neden
aptalca sorusuna ise; çünkü çocuklar için film yapıyordum o film çocuklar
için değildi diyor… Yine de niye
yaptığı şeye aptalca diyor tam anlayamasam da sırf bunu söylediği için filmi
izleme merakım uyandı ve sonunda izleyebildim. Keşke daha önceden izleseymişim.
Konusuna gelince yetenekli bir pilot olan Porco Rossobüyü tarafından domuza çevrilir. Görevi uçakları gökyüzündeki
diğer çete uçaklarından korumaktadır. Kendisine ait bir adası vardır ve burada yaşar. Bir gün başka bir pilot Porco'yu ve uçağını vurur ve olayla böyle başlar. Miyazakinin dediği gibi diğer filmlerinden biraz farklı bir yapım ve evet çocuklar için değil.
8.I Can Hear the Sea
|
|||||||||||||
6,9
|
1993
|
I Can Hear the Sea (Umi ga
Kikoeru, Büyülü Dalgalar)
|
Tomomi Mochizuki
|
Saeko Himuro
|
|||||||||
Güzel romantik bir yapım… Miyazaki eserlerinde ki hayret, heyecan,
derin mesajı arıyorsanız bulamayacaksınız ama Ghibli filmleri arasında olmayı
hakkedecek güzel bir eserdir…
Genç ve güzel Rikako, Tokyo’dan Taku ve Yutaka adlı iki yakın
arkadaşın okuluna nakil oluyor. Rikako okulda ki herkesin dikkatini çekmeyi
başarıyor. Ancak kimse ile arkadaşlık kurmuyor bu nedenle de pek sevilmiyor.
Yine de Yutaka, ondan hoşlanmaya başlıyor. Ancak işler biraz karışıyor çünkü
Taku, Rikako ile Tokyo’ya gitmek zorunda kalıyor. Artık sonrası kaçınılmaz…
|
|||||||||||||
7,4
|
1994
|
Pom poko
|
Isao Takahata
|
Isao Takahata
|
|||||||||
Bu da Takahata’nın izlemediğim yapımlarından biri… Bu filme bir
önyargım var sanırım bunu asla izleyemeyeceğim :) Konusunu da yazmıyorum siz
de izlemeyin :D şaka şaka siz izleyin hatta güzelse önyargımı kırmamı sağlar
belki…
10.On Your Mark
|
|||||||||||||
7,7
|
1995
|
On Your Mark
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Chage & ASKA
|
-
|
|||||||
Miyazaki bu MV ile ustalığını yine gösteriyor… Böyle nasıl anlatsam o
kadar hoşuma gitmiştir ki anlatılmaz yaşanır… Keşke film olsa dedirten bir
yapımdır :(
Japon rockçı Chage & ASKA’nın 94 de çıkardığı “on your mark” adlı
şarkı için Miyazaki tarafından tarafından yapılan müzik videosudur aslında… O
sıralar Miyazaki Mononoke ile uğraşıyormuş ama kapısını çalan bu ikiliye bu
şaheseri yapmayı kabul etmiş.
Klipte bir baskın sırasında polisler bir melek buluyorlar yani
kocaman beyaz kanatları olan bir kız. Sonra kızı incelemek için laboratuvara
götürmeye çalışıyorlar ancak polisler arasında iki arkadaş kızı özgürlüğüne
kavuşturmak istedikleri için onu kaçırıyor… Böyle kısa yaklaşık 7 dklık bir
klip… Ama sanki koskoca bir film izlemişsiniz gibi hissettiriyor…
Hemen şimdi buradan izleyebilirsiniz :)
11.Whisper of the Heart
|
|||||||||||||
8,0
|
1995
|
Whisper of the Heart
(Mimi wo sumaseba, Yüreğinin
Sesi)
|
Yoshifumi Kondo
|
Hayao Miyazaki
|
Yuji Nomi
|
Aoi Hîragi
|
|||||||
Kitap okumayı çok seven Shizuku kütüphaneden aldığı kitapların içinde
kart buluyor. Bu kartlarda
Seiji Amasawa yazıyor. Shizuku kendisiyle aynı kitapları okuyan bu
kişinin kim olduğunu merak ediyor ve araştırmaya başlıyor. Seiji’yi bulduktan
sonra bu ikilinin birbirine olan bağını ve kendilerini keşfetmek ve
amaçlarını gerçekleştirmek için gösterdikleri çabaları hoş bir anlatımla
izliyoruz.
Özellikle sonunda “Ayyy yerim sizi” denmesine neden olur…
12.Princess Mononoke
|
|||||||||||||
8,4
|
1997
|
Princess Mononoke (Mononoke
Hime, Prenses Mononoke)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi
|
-
|
|||||||
Miyazakinin yazıp yönettiği bir başka şaheser… Düşünmeden izlenir
izlettirilir… Yine insanların güç için neler yapabileceğini ancak bir şekilde
sevginin galip geldiğini görüyoruz…. Ya çok güzeldir bu film izleyin nolur :)
Ashitaka, bir gün küçük bir kızı kurtarmak için Orman Tanrı’sına
karşı koymaya çalışırken lanetleniyor. Bu lanetten kurtulmasının yolu da
ormanın ruhunu bulması... Ancak Ashitaka kendisini bir savaşın ortasında
buluyor… Bu savaşı durdurmak Orman hayvanlarını öldürmeye çalışan Leydi
Eboşiyi altetmek hem de kurt kız San’ın güvenini kazanmak için maceraya
atılıyor…
13.My Neighbors The Yamadas
|
|||||||||||||
7,3
|
1999
|
My Neighbors The Yamadas (Tonari
no Yamada-kun, En sevdiğim komşularım)
|
Isao Takahata
|
Isao Takahata
|
Hisaichi Ishii
|
||||||||
İzlemedim… İzleyemedim… :( Yamada ailesinin yaşantılarını anlatan suluboya ile renklendirilmiş bir yapım daha fazla yorum yapamıyorum… 14. Spirited Away
|
|||||||||||||
8,6
|
2001
|
Spirited Away (Sen to Chihiro
Kamikakushi, Ruhların Kaçışı)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi, Youmi Kimura
|
-
|
|||||||
Arkadaşlar… Spirited Away… Ne anlatayım ne söyleyeyim… En sevdiğim
Miyazaki filmi… Hepsini seviyorum ama hepsinden öte bunu ayrı seviyorum ben…
2003'de “Uzun Metrajlı En İyi Animasyon Filmi” Oscar ödülü almıştır daha ne
olsundur…
Chihiro ve Haku’yu izlemek kadar güzel bir şey olamaz…
Verilen mesajlar… Sevginin anlamı… Kelimelerim kifayetsiz…
10 yaşındaki Chihiro, kasabasından taşındığı arkadaşlarından
ayrıldığı için çok üzgün… Anne ve babasıyla yeni taşındığı kasabada karşılarına
enteresan bir yapı çıkıyor. Anne-babası merakla bu yapının çine giriyor ancak
Chihiro girmek istemiyor yine de mecbur kalıp ailesinin ardından gidiyor.
Kendilerini terkedilmiş bir yerde buluyorlar. Ancak etrafta hiç insan
olmamasına rağmen pek çok dükkanda lezzetli yiyecekler buluyorlar… Chihiro
ailesini uyarmasına rağmen anne babası onu dinlemeyip yiyeceklerden yiyorlar
ve sonunda domuza dönüşüyorlar. Böylece Chihiro’nun harika fantastik öyküsü
başlıyor… Chihiro anne ve babasını kurtarmak ve buradan çıkabilmek için genç
Haku’nun yardımıyla bir maceraya atılıyor…
15.The Cat Returns
|
|||||||||||||
7,3
|
2002
|
The Cat Returns (Neko no
Ongaeshi, Sihirli Kedi)
|
Hiroyuki Morita
|
Reiko Yoshida
|
Yuji Nomi
|
Aoi Hîragi
|
|||||||
Yazar ve yönetmenliğinde olmasa da yapımcılığında Miyazaki’nin de rolü
olduğu bir Ghibli filmidir. Bu yapımda ilginç olan şey şu; Yüreğinin Sesi’nde
Shizuku bir dükkanda Baron adlı bir kedi buluyordu izleyenler hatırlar. İşte
o kedi bu filmde canlanıyor… Yani aslında o Baron ile buradaki baron aynı
kedi…
Haru karşılaştığı gizemli bir kedinin hayıtını kurtarıyor. Meğer bu
kedi, kedi krallığının prensi Lune’dur. Kedi kralı Haru’nun oğlu Lune ile evlenmesini
istiyor. Haru’nun cevabı evet olarak kabul ediliyor ve Haru kediler dünyasına
götürülüyor… Bu arada Baron adlı kedi ile tanışıyor ve yavaş yavaş kendi de
bir kediye dönüşmeye başlıyor… Ancak bir kediyle evlenmesi imkansız olan
Haru’nun bu dünyadan kurtulmaya çalışmasını anlatan hoş bir eser izliyoruz…
16. Howl's Moving Castle
|
|||||||||||||
8,2
|
2004
|
Howl's Moving Castle (Hauru no
ugoku shiro, Howl’ın yürüyen Şatosu)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Joe Hisaishi
|
Diana Wynne Jones
|
|||||||
Hooooowwwwwllllll !!!
Öhöm öhöm kusura bakmayın konu Howl olunca *.*
Favorilerimdennnn!
Wynne Jones’ın aynı adlı romanından Miyazaki tarafından
uyarlanmıştır. Gösterildiği yıl finansal açıdan en başarılı Japon filmlerinden
biri olmuştur. Daha sonra Walt Disney Pictures tarafından dağıtılmıştır. 2005’de
ABD ve Kanada'da sınırlı sinema salonunda gösterime girmiştir. Ayrıca
Avustralya ve İngiltere’de de gösterilmiştir.
Bu film pek çok alanda pek çok ödül almıştır.
Bir anime düşünün muazzam bir delikanlı… Mükemmelliğe önem veriyor… (Hatta
bir repliği vardır “Güzel olmadıktan sonra yaşamanın ne anlamı var” diye…) Sonra
bir kız ile tanışıyor… Sophie ile… ve hikaye başlıyor…
Sophie bir cadı tarafından durup dururken büyülendiği için günden
güne yaşlanmaya mahkûm ediliyor… Bu durumdan kurtulmak için de yollara
düşüyor… Yolda yürüyen bir şato buluyor ve orada temizliğe başlıyor… Şatonun
sahibi yakışıklı büyücümüz ve Sophie’nin daha önce tanışmış olduğu ve hayran
kaldığı Howl… (Nasıl hayran kalınmaz ki)
Bu sırada komşu ülke ile de büyük bir savaş yaşanıyor ve Howl bu savaşın
neden olduğu yıkımı önlemeye çalışıyor. Sophie Howl’a hep yardım ediyor onu
korumaya çalışıyor… Sophie’nin günden
güne yaşlanırken Howl a duyduğu sevgi büyüyor… Sonra ne mi oluyor… Howl
güzelliğin aslında dışarda olmadığını anlıyor…
Lütfen izleyelim izlettirelim!...
|
|||||||||||||
6,5
|
2006
|
Tales from Earthsea (Gedo
Senki, yerdeniz öyküleri)
|
Goro Miyazaki
|
Goro Miyazaki, Keiko Niwa
|
Ursula K. Le Guin
|
||||||||
Bence IMDB de filme biraz haksızlık edilmiş… 7’nin üzerinde olmayı
hakediyor… Çok çok beğendiğim bir eserdir. Miyazaki’nin oğlu tarafında
uyarlanmış ve yönetilmiştir. Babasının yeteneğini aldığını söyleyebiliriz.
Aynı adlı romanlardan uyarlanmıştır.
Yerdeniz’de ekinler bozulmaya, hayvanlar ölmeye, ejderhalar belirmeye
başlıyor…. Dünyanın dengesi alt üst oluyor. Başbüyücü Ged tüm bunların
nedenini araştırırken sürgün edilmiş genç prens Arren’le karşılaşıyor. Arren
içini kemiren kendisini birden bire acımasız ve öfkeli birine çeviren
karanlık bir yanı var… Arren ve Ged birlikte seyahat etmeye başlıyor. Kötü bir büyücü Arren’in korkularını
kullanarak Ged’i altetmek istiyor…
18. Ponyo on the Cliff by the Sea
|
|||||||||||||
7,7
|
2008
|
Ponyo on the Cliff by the Sea
(Gake no Ue no Ponyo) (Küçük Deniz kızı Ponyo)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
-
|
||||||||
Küçük Ponyo’m… Yine ustamızın
yazıp yönettiği özgün eser…
Hikaye 5 yaşında Sōsuke’nini Ponyo ile tanışması ile başlıyor… Ponyo Sōsuke‘ye
aşık olduktan sonra insan olmaya çalışan bir balık sadece… Ama onların şirinliğini
izlemeye doyamazsınız :)
19.The Secret World of Arrietty
|
|||||||||||||
7,7
|
2010
|
The Secret World of Arrietty (Kari-gurashi
no Arietti, Aşırıcılar)
|
Hiromasa Yonebayashi
|
Hayao Miyazaki, Keiko Niwa
|
Mary Norton
The Borrowers
|
||||||||
Clock ailesinin evlerinin altında kendilerine aşırıcılar micik canlılar
yaşamakta… Bu canlılar aileden aşırdıkları malzemelerle yaşamlarını
sürdürüyorlar… Bir gün Clock ailesinin oğlu Shou, aşırıcılardan Arrietty’i
farkedince macera başlıyor…
Aslında içinde hüzünleneceğiniz kısımlar olacak… Miyazaki sadece
uyarlamasında senaristliğini üstlenmiştir.
20.From up on Poppy Hill
|
|||||||||||||
7,4
|
2011
|
From up on Poppy Hill (Kokuriko-zaka
kara, Tepedeki Ev)
|
Gorô Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
Keiko Niwa
|
Tetsurô Sayama
Manga serisi
|
||||||||
Favorilerimden olmasa da yine büyük merakla izlediklerim arasındadır.
Hoş bir yapımdır. Yine karşı tarafa pek çok duyguyu geçirebilen eserlerden
biridir…
5 kişilik ailenin en büyük kızı olan Umi’nin babasının gemisi Kore
Savaşı sırasında mayına çarpıyor ancak Umi onun döneceği ihtimaline karşı her
gün çift flamayı evlerinin önündeki bayrak direğine çekiyor. Bu sıralarda
lisede ortaya çıkan bir öğrenci etkinliğinin ortasında kalıyor ve diğer tarafta Shun’a âşık oluyor...
21. Wind Rises
|
|||||||||||||
7,8
|
2013
|
Wind Rises (Kaze Tachinu,
Rüzgar Yükseliyor)
|
Hayao Miyazaki
|
Hayao Miyazaki
|
Tatsuo Hori'nin kısa öyküsü
|
||||||||
Hüzünlendim… Bilmeyenler için hatırlatalım bu film Miyazaki’nin son
filmidir. 2 yıl boyunca storyboard üzerinde çalışmıştır. Artık net ve kesin
şekilde emekli olmuştur bu filmle birlikte… Filmin yapım aşamasını anlatan
bir Ghibli belgeseli aynı yıl içerisinde çekilmiş ve gösterilmiştir.
Konusunu Tatsuo Hori'nin kısa öyküsü üzerine olan Kaze Tachinu adlı
mangadan almıştır.
Jiro Horikoshi hikayenin kahramanı…
Jiro Horikoshi, İkinci Dünya Savaşı'nda birçok muharebede kullanılan
Mitsubishi A6M Zero savaş uçağını tasarlamış... Hikaye, Jiro’nun çocukluğunda
pilot olma hayalleriyle başlıyor… Gözlük kullanmak zorunda olduğu için pilot
olamayacağını ancak uçak tasarlayabileceğini fark ettiğinde üniversiteye
gidip mühendislik eğitimi almaya karar veriyor. Film aslında Japonya’nın
teknolojik olarak nasıl da ilerlediğini görmemize yardımcı oluyor. Tam tamına
bir başyapıt…
Jiro uçak yapımında tanınmış bir uzman olan Caproni’ye hayranlık
duyuyor. Filmde rüyalarında Caproni ile buluşup sohbetler ediyor. Aslında bu
kısımlar filmde bayıldığım sahneler oldu…
Sonunda Jiro önemli bir uçak şirketine girmeyi başarıyor. Hatta zaman
geçtikçe patronlarının ilgisini çekiyor ve onlar da Jiro’nun kendi istediği
gibi uçak tasarlamasına izin veriyorlar…
Tabi ki romantizm de var… Jiro güzel bir bayanla tanışıyor ancak
hüzünlü bir sorun var… İzleyip görün bakalım…
Özellikle sonu beni çok etkilemiştir…
Zaten Hayao Miyazaki’nin izleyip ağladığı ilk filmmiş. Jiro'da biraz babasını görüyormuş. Bundan belgeselde bahsediyor...
22.The Tale of Princess Kaguya
|
|||||||||||||
8,1
|
2013
|
The Tale of Princess Kaguya (Kaguyahime
no monogatari, Prenses Kaguya Masalı)
|
Isao Takahata
|
Isao Takahata Riko Sakaguchi
|
Joe Hisaishi
|
Konusu Japon halk masalına dayanıyor.
|
|||||||
Rüzgar yükseliyor ile aynı anda çıkması planlanan eserdir. Ghibli
belgeselini izlerseniz görürsünüz orda yapımcı Suzuki, Takahata’nın hiçbir
zaman işleri bütçesine uygun ve zamanında yetiştiremediğinden bahseder. Hatta
Kaguya’da çalan bir şarkı var “Gelsin bahar ve yaz, sonbahar ve kış”… Suzuki
“şarkı kabahatli film şimdi asla bitmeyecek” diye de bir şaka yapar :) Dolayısıyla
stüdyo 2013 de çıkacak dediği bu film için biraz riske girmiştir. Ama sonuç
olarak iş zamanında yetişmiştir.
Film sanatsal el yapımı bir suluboya çalışmasıdır… Konusu apayrı
güzel… Takahata’nın uzunca aradan sonra yazıp yönettiği filmdir.
Yaşlı bir adam ormanda bambu keserken bambudan çıkan minicik bir kız
buluyor. Bu parmak boyutundaki kızı hemen eve götürüp karısına gösteriyor.
Minik kız kadının kucağında biranda yenidoğmuş bir bebeğe dönüşüyor. Sonra bu
bebek inanılmaz bir hız ile büyümeye başlıyor. Sonunda güzeller güzeli bir
kıza dönüşüyor. Bu kızın sayesinde ayrıca bambudan yüklü altınlar alıyorlar…
Babası onun şehirde saraylarda yaşamasını prenses gibi eğitilmesini istiyor.
Onu köyden arkadaşlarından ayırıp inşa ettirdiği saraya kızı yerleştiriyor.
Ancak kızı kimselere göstermiyor. Kızın güzelliği ve yetenekleri dillerden
dile dolaşıyor… Çeşitli krallıkların prensleri yüzünü dahi görmediği bu
prensesle evlenmek için birbirleriyle mücadele ediyor… Ancak Kaguya böyle bir
aşk istemiyor… Kaguya’nın babasının planları altında sıkıştığını ezildiğini
ve bundan duyduğu üzüntüyü kederli hisleri büyük ustalıkla bize hissettiriyor
Takahata…
Kaguya’ya ne oluyor? Babasının planlarına ne kadar katlanıyor?
Prenslerden biriyle evleniyor mu? Bu hoş masalı izlemelisiniz…
23. When Marnie Was There
|
|||||||||||||
7,8
|
2014
|
When Marnie Was There (Omoide
no Mānī, Marnie Ordayken)
|
Hiromasa Yonebayashi
|
; Keiko Niwa, Masashi Ando, Hiromasa Yonebayashi
|
Joan G. Robinson
|
||||||||
Eveeeetttt Ghibli Studyolarının son filmidir. Bunu söylemek bile
içime kocaman bir hüzün düşmesine neden oldu…
Aslında bence son derece harika bir yapımdı ama beklenen başarıyı
yakalayamadığı yönünde söylentiler vardı… İnsanlar son film olarak ne
umuyorlardı bilmiyorum ama ben son derece beğendim, yer yer duygulandım.. yer
yer aaaa vay be demek buymuş dedim…
Anna birgün terkedilmiş bir ev görüyor ve bu evi merak etmeye
başlıyor… Merakından evi incelediği bir gün Marnie adında bir kızla
karşılaşıyor. Bu terkedilmiş evde aslında Marnie ve ailesinin yaşadığını fark
ediyor.. Ancak bir gün bu eve yeni bir aile taşınıyor… Marnie bir anda
ortadan kayboluyor. Bu yeni ailenin küçük kızı ile birlikte Anna, gizemli Marnie’nin
gerçekte kim olduğunu ve nereye kaybolduğunu araştıracağı bir maceraya
sürükleniyor.
Robinson’un popüler çocuk romanında uyarlanmıştır. Arkadaşlığı,
Yalnızlık hissini anlatan yüreğinize dokunacak hoş bir yapımdır izleyin derim
:)
24. The Kingdom of Dreams and Madness
|
|||||||||||||
7,9
|
2013
|
The Kingdom of Dreams and
Madness (Yume to kyôki no ôkoku, Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı)
|
Mami Sunada
|
Mami Sunada
|
|||||||||
Wind Rises ve Prenses Kaguya’nın yapıldığı sıralarda çekilen muhteşem
bir Ghibli belgeselidir. Ghibli filmlerinin hayranı olan herkesi izleyip
bayılacağını düşünüyorum.
Ustanın çalışma şekli, temposu, ne zaman tatil yapar? Ne kadar süre
çalışır? Dinlenmek için ne yapar? Tüm bunların cevabını görebileceğiniz bir
belgesel…
Belgesel’de Miyazaki ustanın söylediği bazı cümleler yüreğini delip
geçebilir… Hayata karşı tam olarak nasıl bir bakış açısı var onun gözünden
dünya tam olarak nasıl bir yer anlamak mümkün değil! Aslında işte bu gizemli
kısım onun yapımlarını bu kadar değerli kılıyor…
Gördüğünüz üzere Ghibli normal bir hatta kısmen dağınık :) bir
çalışma ortamı… Ancak nasıl bir ruhu varsa belgeseli izlerken onu hissettim.
Özellikle ofiste çeşitli yerlerde Ghibli filmlerinden oyuncaklar, figürler vs
görmek de ayrı bir havaya soktu beni…
Bir de içeride her yerde dolaşan emektar bir neko var ki sormayın
gitsin :)
Wind rises hakkında konuşurlarken bunu neden yapıyorum diyor? Gerçi
Porco Rosso diye aptalca bir film yapmıştım diyor… Neden aptalca sorusuna
ise; çünkü çocuklar için film yapıyordum o film çocuklar için değildi diyor…
Peki, bunu (wind rises ı kastediyor)
niye yapıyorum diyor… Bu filmi nasıl bulduğundan bile tam olarak emin
olmadığını söylüyor… Sonra da gülerek Garip miyim diye soruyor… Cevabını da
kendisi hemen veriyor “Tabi ki” :D
Buradan sonra belgesel içinde beni bir şekilde etkileyen kesitlerle devam etmek istiyorum…
“Dünya
kelimelerle açıklanabilecek kadar basit değil”
“Sorunlar
doğduğumuz anda başlıyor”
“Ama ne yapabilirsin ki? Yaşamak budur işte”
“Bir şeyi seçmek diğerinden vazgeçmek anlamına geliyor…”
Stüdyonun kapatılması ile ilgili söylediği bir şey var beni etkileyen…
Wind rises yapımı sırasında savaş yıllarından babasının yardım ettiği bir adamdan bir mektup geliyor. Mektupta Miyazaki’nin babasından bahsediliyor. Ancak Usta çok şaşırıyor bu mektuba hemen cevap veremiyor. Çizimler tamamlandıktan sonra oturuyor ve mektubunu yazmaya başlıyor… Mektubunun sonunda o adam teşekkür ediyor ve ekliyor “babamı yeniden keşfetmiş gibi hissediyorum”… Belgeselin bu kısımları beni baya hüzünlendirdi… Çünkü Miyazaki çocukluğundan bahsediyor. Hava saldırılarından kaçışlarını, babasının ailesi için nasıl umutsuzca çırpındığını anlatıyor…
Diğer en sevdiğim kısım belgeselin sonlarına doğru mutluluk hakkındaki konuşmasıdır…
Birinin hayattaki amacı mutlu olmaktır, amacın kendi mutluluğundur diyor ve ekliyor “Buna inanmıyorum”
Sonra kameraya dönüp “Sen ne düşünüyorsun? Sence senin amacın kendini mutlu etmek mi?” diyor.
Suzukiden bahsediyor “Bunu mutlu olmak için yapıyor olamaz” diyor…
“Şimdiye dek gündelik hayatımda hiç mutlu hissetmedim” diyor…
Mutluluğa bakış açısını anlamak zor…
Belgesel Ustanın resmi emeklilik beyanını yazmasıyla bitiyor…
Ancak emeklilik beyanının ilk cümlesi şu oluyor;
“10 yıl daha çalışmayı
umuyorum…”
Miyazaki dediği gibi çalışmayı bırakmadı.
Ghibli müzesi için 3 yıldır üzerinde çalıştığı bir film var… Film bir
dijital ortamda yapılan ilk çalışması olma özelliği taşıyacak…
|
|||||||||||||
AYRICA
|
|||||||||||||
7,6
|
2004
|
Innocence: Ghost in the Shell
Ghibli ile co-producer
|
Mamoru Oshii
|
Shiro Masamune
|
|||||||||
6,5
|
1990
|
Like the Clouds, Like the Wind
(Kumo no you ni, Kaze no you ni)
Ghibli ile bir ilişkileri var
|
Hisoyuki Toirumi
|
Akira Miyzaki
|
|||||||||
Aşağıdaki listede bulunan 2 filmin Ghibli Stüdyoları ile bağlantısı vardır.
Evet, böylece yazının sonuna geldik… Her şeyi tüm
detaylarıyla elbette yazamadım.
Amacım; yazıyı okuduğunuzda en azından Ghibli
kurulduğundan itibaren şuana kadar hangi filmleri çıkardığı ve filmlerin ne
hakkında olduğu konusunda ufacık bile olsa sizi bilgi sahibi yapmaktı. Umarım
yararlı olmuştur…
Teşekkür ederim…
İyi seyirler…
Kaynaklar
http://www.onlineghibli.com/films.php
http://www.timeout.com/
http://halucine.soup.io/post/597259526/
https://en.wikipedia.org



































































































